Serbest Düşüş - Leah Raeder || Kitap Yorumu

12:51:00 dragon's bookshelf 3 Comments Category : , , , , , , ,

Serbest Düşüş
Orijinal Adı: Unteachable
Yazar: Leah Raeder
Yayınevi: Novella Dinamik
Sayfa Sayısı: 384
Çevirmen: Aslı Özkan
Puan::jsenn::jsenn::jsenn::jsenn:

Arka Kapak;
Her gece ışıkları görüyorum. Tüm dünya mutlu olmanın sırrını bulmuş da kimse benimle paylaşmıyormuş gibi geliyor.
On sekizime yeni girdim; şimdiye kadar yaşıtlarım gibi hayatımı doludizgin, hiçbir sorumluluk almadan, günübirlik yaşadığımı düşünebilirsiniz. Tabii ki hayır. Ebeveynlerim sağ olsun, bu ailede yetişkin olan hep ben olmak zorunda kaldım. Ama okuldaki son senemde bu değişecek çünkü büyük bir film okuluna girmek, annemi rehabilitasyona başlaması için ikna etmek ve koşullar ne olursa olsun, asla ama asla kendi geleceğimi mahvetmemek gibi önemli planlarım var. 
Ancak hayatın da, planları serbest düşüşe geçirmek için kendince yöntemleri var.Erkeklerle olan "ilişkimin" değişeceğini, birini gerçekten sevebileceğimi söyleselerdi gülüp geçerdim. Sonra onunla tanıştım. Hiç beklemediğim bir anda hayatıma giren Evan, gerçek beni, kalbini korumak için duvarlar örmüş o sert kızın ardındaki korkmuş ama güçlü kızı görebiliyor. Şimdi gerçekten mutlu olmak için bir şansım var, kendime izin verebilirsem tabii.

İster aşk deyin, ister serbest düşüş. İkisi hemen hemen aynı şey.

Değerlendirme;
Selam millet! Yepyeni bir yorum ile karşınızdayım. Aslında sürekli bu şekilde girdiğimi ve kendimi her yorumda sabit bir döngüde tuttuğumu fark ettim ancak elbette konumuz şimdilik bu değil. Bugün sizlere yeni blog tur kitabımız olan Serbest Düşüş ile gelmiş bulunuyorum. Hakkında ne düşüneceğimi bilmediğim, sonradan aşırı derecede sevdiğim ve bu sevgiye benim bile şaşırdığım bir kitap oldu. Hayatımda ilk defa bir kitabın sayfalarında özel gördüğüm yerleri renkli kalemlerle işaretledim. İlk defa yaptım bunu, senelerdir okurum ancak bi rkere olsun o cesareti kendimde bulamamıştım ve altını çizdirmeyi başardığı için kitap bittiğinde dönüp geriye baktım ve bir kere daha, “iyi ki okudum, ne kitaptı be!” kafasına girdim. İnkâr edemeyeceğim, fazlasıyla sevdim. Hadi ben girişi uzatmadan sizlere derin derin kitabımız hakkında ne düşünmüşüm anlatayım.
İlk olarak kapak. Kitabımızın kapağı beni kendine çok hayran etmemiş olsa da tur görsellerini yaparken renkli dumanlar bulmamı tetiklemiş oldu ve bu sebeple fazlasıyla işimi kolaylaştırdı diyebilirim. Kapağa bakınca bu bir genç yetişkin romansı demiyorsunuz ama sizi herhangi bir yanılgıya düşürecek bir unsura da sahip değil. Yabancı kapaklardan tek bir tanesini beğendim o da çok aydınlık bokeh ışıkları olandı. Kesinlikle güzeldi. Yine de demiş olduğum gibi kapak beni hiç rahatsız etmedi çünkü kitabın içini dışından çok daha fazla beğendim bir yerde. Beş üzerinden üç ya da üç buçuk verebileceğim bir kapak.
Kurgumuza gelelim. Öncelikle bilmelisiniz ki bu kitabımız cinsel öğeler barındırıyor, yani tamamen bir şey bilmeden okumaya başlamak sizi şaşırtabilir zira ben bu durumu yaşadım. Tamamen lise hikâyesi olarak başladığına inandığım bir kitabı bu kadar sevmiş olduğum için öyle mutluyum ki.
Ana karakterimiz Maise O’Malley. Kendisi fazlasıyla zorlu bir hayat geçirmiş. Hayatında kocaman boşluklar bırakmış olan babasının yokluğu, bağımlı annesi ve zor yaşam şartlarından dolayı on sekiz yaşında herhangi bir genç kızdan çok daha çabuk olgunlaşmış ve kendini bu şekilde bambaşka bir yapıya sokmuş. Bambaşka yapıdan kastımın ne olduğunu soracaksınız değil mi? Hemen söyleyeyim. İnsanların ne kadar basit olduğunu, uzaktan bakılınca yaşanan her hayatın bir zorluğu olduğunu ve insanların buna göre renk vermeye başladığını erkenden kavrayarak kendini vurdumduymaz, güzelliği ile erkekleri bir saniyede aptala çevirebilen İrlandalı bir pamuk prenses rolüne sokmuş. Kızımızın hayatının tüm zorlukları bir şekilde onu güçlü ve olduğu insan haline getirmiş. İşte kitabımız kendini değiştirmeye bir korkusunu ortadan kaldırma kararı ile karnavala gelmesi ile başlıyor. Çocukluk travmasının sebebi olan hız trenine biniyor ve kendi düşünceleri ile boğuşurken yanına oturan adam ile ufak bir sohbete giriyorlar.
Sanırım onu tanıyorsunuz. Kendisi Evan. İkinci ana karakterimiz, sarı saçları ile güneş ışığını anımsatacak derecede parlak, gülüşü ile kalbimizi eriten Evan. İkisi arasında ilk andan itibaren oluşan bu çekimin hikayesini okuyoruz kitap boyunca. Elbette birbirlerinden ilk anda etkilenen bu ikilinin hikâyesi de hiç kolay olmuyor ne yazık ki. Her zaman olduğu gibi zaman geçir ve ayrıl taktiğine rağmen Maise o gün karnavaldan içinde bir boşlukla ayrılıyor. Aslında kitap da burada oturuyor sayılır. Lise son sınıfın karmaşası, özel hayatındaki zorluklar ve hayallerinin dersinin bir anda ona bela olması... İşte en güzel gerçeklik kurgularından biri. Kimisine bu ilişki, bu ortadaki aşk, romantizm –istediğiniz gibi adlandırın- yanlış gelebilir ve bu fazlasıyla zor bir durum ancak kitap boyunca ne olacağını bilerek çevirdim sayfaları. Hep aklımda olacaklar vardı, yanılmadım da. Düz bir kurgu değildi, sadece Evan ve Maise odaklı ilerlemiyordu. Hiyam, Wesley, kızımızın annesi ve onun sonsuz uyuşturucu sorunları, okulda yaşananlar, dönem ödevi, üniversite başvuruları, kurulan hayaller... Evan'ın geçmişi. En çok kalbimi burası parçaladı. Özellikle ona kızmış olduğum için kendime kızdım. Evet yanlış, birçok zihne göre onun konumunda bir adamın bunu yapması yanlış ama Maise için hissettiği her şey o kadar gerçek ki ona kızmamam gerektiği konusunda kendimi uyarıp durdum. Kısacası, kısa görünen dolu bir kurguydu her açıdan.

Kitabın en ama en sevdiğim yanı yazarın üslubuydu. Karanlık geçmişle ve bir o kadar karanlık gelecekle yüzleşen karakterlerimizi bir kenara atacak olursak başta da belirttiğim gibi ilk defa bir kitabın cümlelerinin altını çizmek ihtiyacı duydum. Hayatımda ilk defa oldu bu. Maise çok özel bir kız. Onun düşünceleirne böyle yakından şahit olmak çok güzeldi. Özel diyorum, özel diyorum çünkü her şeyin o kadar bilincinde ki. Acımasız bir doğruculuğu var. Olgun olduğuna inansa da içinde bir çocuk olduğunun, kırılabildiğinin, hatta kalbinin parçalara ayrılmış olduğunun farkında. İşte bu düşünceleri ve olay kurgusunu böyle alımlı bir üslupta okumak çok güzeldi. O son. O son bana umut verdi, bazen olmayacak dersiniz ama olur ya. Böyle sebepsiz bir mutluluk. Belki bir gülümseme. İçinizi ısıtacak bir sondu işte.

Okuyun ve okutturun, zamanın hızlıca akacağı harika bir kitap.

RELATED POSTS

3 yorum

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Açıkçası bu kitaba elim birçok kez gitmiş ancak önyargılarımı yıkamamıştım. Sanırım bu yorum üzerine okumamam için bir sebep kalmadı, Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba ;

    Bloğunuzu ilgi ile takip ediyorum. Çok faydalı içerikler paylaşıyorsunuz. Bloğunuz'dan para kazanmak için %50 Komisyon ile İnstaKitap Setine Satış Ortağı Olabileceğinizi Biliyor Musunuz ? https://goo.gl/iLiflK

    İnstakitap İnstagram üzerinden para kazanmanın kitabı para kazanmanın tüm metotları, butik açmak, satış yapmak, takipçi artırmak, 4 ayrı kazanç metodu.
    Herkese hitap eden yöntemler, sürekli güncellenen tedarikçiler, hepsi 3'lü kitap setinde. Sitemize gelen 100 ziyaretçiden 1'i sipariş veriyor.

    Sizi de satış ortaklarımız arasında görmekten memnuniyet duyarız.

    YanıtlaSil